• Kategorilerim

yalnızım

27/9/2008 ·

yalnızım

semada bir yıldız kadar

hayatım karanlık

duman altı giz

odalarım sessiz

tenim bana dar

ben ve siz

dünyada iki kişiyiz
İlyas YAĞCI

Siyaset nereye giiyor?

21/9/2008 ·

 Tarzım değildir siyasetle ve siyasilerle ilgili yorumlar yapmak ve insanlarla bunu tartışmayı da sevmem. Ama on günlerde öylesine bir oyun oynanıyorki artık bunu yazmak gerek. Br tarafta yıllardır özellikle aykırı düşüncenin merkezinde olanları etrafında toplayan ama aslında özünde onlarla farklı yaşayan ve farklı düşünen doğan grubu; diğer tarafta ise işine geldiğinde iyi işine gelmediğinde kötü olan basını suçlayan başbakan.
  Yaklaşık 8-10 yıl öncesi Tayyip bey başbakanlığa iyice ısınıyor, arkasında da doğan grubu başta tüm medya destek halinde!, yaklaşık 14 yıl önce mesut beyin arkasında doğan grubu, yaklaşık 18-20 yıl önce çiller, daha öncesinde özalllar, demireller hepsinin arkasında faedersiniz ama kapının sadık köpeği doğan grubu ayrılmadan hep destekci, taki daha fazla ödünü koparacağı birilerinin varlığına kadar hep destek tam destek.
 Nezamanki eskisi gücünü kaybediyor yenisini buluyor. Doğan bey! de tıpkı Tayyip bey! gibi şimdi eskinin dostları düşman konumunda. Bunda sebebler açık, Atv grubu, Trt, Başbakana destek olan diğer medya ve Doğan bey!in menfaatlerine uymayan hükümet adımları ülkenin en büyük! medyası ile başbakanı karşı karşıya getiriyor. Sadece menfaatlermi kavga sebebi? evet sadece menfaatleri. Hem de ikisinin birden. Başbakana katılıyorum bu doğan grubunun gazetelerini tv'lerini boykot edelim, ama aynı zmanda başbakanı ve partisini de boykot edelim. Tencereyi boykot edipde kapağını ayrımı tutacaz? hayır elbette... Şimdi bir de soru var kafalarda bu ülkede Akp ve doğanların karşılarında kaliteli ve dürüst rakipleri olmuş olsa boykot etmekte sıkıntımız olmazdı olmadığı için nasıl olcak bu iş böyle??? Maalesef yarın yine  Aydın beyin gazetesini alcaz, yine yarın seçimde aynı adrese oy vercez.  Muhalifler nekadar kaliteli olursa hükümetlerde okadar kaliteli olur. Olmak zorunda olduklarını bilirler ama maalesef...

         Sonumuz hep aynı...

SEVMEKTEN BIKTIM

21/9/2008 ·

SEVMEKTEN BIKTIM
ben varya seni çok sevmiştim. her gün beklerdim gelirsin diye.
bekledim bekledim... ne yağmura ne çamura aldırış ettim. hata yürüdüm
durmadan seni geleceğini beklemeden... bıktım biliyor musun ? senden
değil seni aramaktan her gün eriyorum. senin için yeter benimde bir
canım var aslında o bile yok kiralık gibi.. azrail geldimi alıyor.
bıktım bıktım sevmektende beklemektende artık sevmekten de bıktım

“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesid

21/9/2008 ·

“Kendine iyi bak” bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...

"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“

“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”

Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."" "

Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine İyi Bak” gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar…

Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine İyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.

Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.

Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın… Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.

Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.

Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.

Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem… Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı?……….

Peki o zaman. Senin istediğn gibi olsn. Öyleyse...Sen de "KENDİNE İYİ BAK."

Kendine Iyi Bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.

senin üzerine ihtimaller..

31/10/2007 ·

Senin Üzerine İhtimaller…

Bira şişeleri ve izmaritlere gömülmüş bir vedayı daha izlemeye koyuldum,
Sen gidiyordun ve ben ardından bakamayacak kadar uzaktım sana,
Bir gün diyordum sadece içimden, bir gün,
Bize eskileri yaşatacak o gün olsa ve sen gidemesen diyordum…

Her şeyi bırakıp öylece avuçlarıma gitmesen…
Yalnızlığın duvarları yıkılsa birden,
Fırtınalar sessizliğe bıraksa yerini,
Sabahları kovalayan gece aydınlansa ansızın,
Güneş doğmasa bir gün
Ve bunca mucizenin arasında görünmese gidişin ya da…
Aşk oyuncak olsa keşke,
Bütün fahişe ruhların yaptığı gibi yapıp yenisini alsam ben de
Senin yerine…
Kıyılarında dolaşıp denizlerin ölümü beklemesem bu gidişte,
Sen gitmesen…
Her şey kırılmasa algılarımın denizinde ya da…
Düşlerin gerçek,
Gerçek olmasını istemediğimiz şeylerin düş olduğu bir yer olsa dünya,
Ya da uzaklar yakın olsa istediğimiz bir anda…
Görmemiş olsaydım seni o anda,
Ya da olmasaydı senden önce bir geçmişim daha,
Zamanı durdursaydım, geri alabilseydim hiç olmazsa
Sen gitmekten vazgeçseydin o anda…
Kulaklarım sessizliğini arıyor şu anda,
Gözlerim yokluğunu,
Hiç olmayışını,
Hiç gelmeyişini…
Ve ben sevgilim seni özlüyorum hiç olmayacak bir anda…
İhtimaller, birbirimize verebildiğimiz tek şey oysa...

« Önceki ::